Makalelerimiz

Hukuki gelişmeler, önemli kararlar ve güncel hukuk konuları hakkında uzman avukatlarımız tarafından hazırlanan makalelerimizi takip edin. Miras hukuku, aile hukuku, boşanma davası süreçleri ve daha birçok konuda hukuki bilginizi artırmak için düzenli olarak yayınlanan yazılarımızı okuyabilirsiniz.

Miras İntikali Nasıl Yapılır?

+

Miras intikali, bir kimsenin ölümü beraber malvarlığının mirasçılarına geçiş sürecine denir. Mirasçılar, intikal işlemlerini tamamlamadan malvarlığı üzerinde tasarruf hakkına sahip olamayacaktır. Bu nedenle intikal sürecinin eksiksiz tamamlanması gerekmektedir.

Miras intikalinin aşamaları aşağıdaki gibidir:

1- MİRASÇILIK BELGESİNİN ALINMASI

Mirasçılık belgesinin alınması 2 yöntem ile mümkündür:

  • Noter Vasıtası ile Mirasçılık Belgesi Alımı
  • Mahkeme Yoluyla Alınması

Mirasçılardan birinin veya müteveffanın yurtdışında yaşıyor olması halinde yahut yabancılık unsurunun bulunması halinde mahkeme yoluyla mirasçılık belgesinin alınması daha sağlıklı olacaktır.

2- TEREKENİN TESPİTİ

Terekede var olan malvarlığının tespit edilmesi gerekmektedir. Bu husus e-devlet üzerinden malvarlığı sorgusu ile yapılabileceği gibi TMK m.589 gereği terekenin tespiti davası ile de mümkündür. Bu dava, malvarlığının tespiti amacı taşır; mülkiyetin kime ait olduğuna karar verilen bir dava değildir.

3- VERASET VE İNTİKAL BEYANNAMESİNİN DÜZENLENMESİ

Terekedeki malvarlığının tespiti yapıldıktan sonra; gayrimenkul, araç, şirket hisseleri, hisse senetleri ve benzeri tüm servet unsurları, veraset ve intikal beyannamesine eksiksiz şekilde yazılır. Bunun yanında, müteveffaya ait borçlar da borçlar bölümüne eklenerek terekenin toplam değeri belirlenir. Hazırlanan beyanname, müteveffanın mutat meskeninin bulunduğu vergi dairesine bildirilir.

Beyannameye konu gayrimenkuller için ilgili belediyeden rayiç bedel yazısı alınır. Araçların değeri, Türkiye Sigortalar Birliği tarafından yayımlanan kasko değeri esas alınarak belirlenir. Altın, döviz gibi değerler, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın ölüm tarihi itibarıyla yayımladığı kurlar üzerinden Türk lirasına çevrilir. Şirket hisseleri ise ölüm tarihindeki bilanço değeri dikkate alınarak hesaplanır.

Bu değerler üzerinden terekenin toplam tutarı belirlendikten sonra, ilgili tüm belgeler veraset ve intikal beyannamesi ekinde vergi dairesine teslim edilir.

Bu bildirim iki şekilde yapılabilir:

  • Online Beyanname
  • Fiziksel Beyanname

Veraset ve intikal beyannamesinin sunulması üzerine, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu'nda yer alan istisna (sermaye) tutarları dikkate alınarak mirasçıların payları üzerinden vergi hesaplaması yapılır. İlgili yıl için belirlenen istisna tutarlarının altında kalan miras payları için vergi doğmaz.

4. İNTİKAL İŞLEMLERİNİN TAMAMLANMASI İÇİN İLGİLİ KURUMLARA BAŞVURU

Veraset ve intikal beyannamesinin verilmesi ve gerekli vergisel işlemlerin tamamlanmasının ardından, miras kalan malvarlıklarının mirasçılar adına tescili için ilgili kurumlara başvurulması gerekmektedir.

a) Gayrimenkullerin Miras Yoluyla İntikali

Yukarıda belirtilen işlemler tamamlandıktan sonra, miras kalan taşınmazların mirasçılar adına intikali için tapu müdürlüğüne başvurulur. Tapuda miras intikali işlemleri randevu sistemi üzerinden yürütülmektedir.

Tapu müdürlüğüne sunulması gereken belgeler şunlardır:

  • Mirasçılık Belgesi
  • Murisin ölüm belgesi
  • Mirasçıların kimlik belgeleri
  • Murise ait gayrimenkule ilişkin tapu kaydı (tapu senedi)
  • Veraset ve intikal beyannamesi ile birlikte gerekli vergiler
  • Varsa, diğer mirasçıların muvafakatnamesi
  • Zorunlu deprem sigortası (DASK) poliçesi
b) Araçların Miras Yoluyla İntikali

Miras kalan araçların intikali, noter aracılığıyla yapılır. İşlem; tüm mirasçıların birlikte katılımı ile veya mirasçılar tarafından bir avukata ya da bir mirasçıya verilen vekâletname aracılığıyla gerçekleştirilebilir.

c) Şirket Hisselerinin Miras Yoluyla İntikali

Murise ait şirket hisselerinin miras yoluyla intikali, şirket türüne göre değişmekle birlikte, genel olarak MERSİS sistemi üzerinden gerçekleştirilir.

d) Banka Hesaplarının Miras Yoluyla İntikali

Murisin vefatıyla birlikte, adına kayıtlı banka hesapları, vadeli/vadesiz mevduatlar, katılım hesapları ve yatırım hesapları mirasçılara geçer. Ancak bu hesaplar üzerindeki tasarruf yetkisi, miras intikali işlemleri tamamlanıncaya kadar kullanılamaz.

Sıkça Sorulan Sorular

Miras intikali nedir?

Miras intikali, bir kişinin vefatıyla birlikte malvarlığının yasal veya atanmış mirasçılarına geçmesi için yapılan hukuki ve idari işlemler bütünüdür. İntikal işlemleri tamamlanmadan miras kalan mallar üzerinde tasarruf mümkün değildir.

Miras intikali ne zaman yapılmalıdır?

Veraset ve intikal beyannamesi, ölüm tarihinden itibaren 4 ay içinde verilmelidir. Bu süre içinde beyanname verilmemesi halinde usulsüzlük cezası uygulanabilir.

Miras intikali yapılmadan satış veya devir yapılabilir mi?

Hayır. Miras intikali tamamlanmadan tapu, araç veya diğer malvarlıkları üzerinde satış, devir veya bağış gibi işlemler yapılamaz.

Miras intikali için avukata başvurmak zorunlu mudur?

Zorunlu değildir. Ancak sürecin eksiksiz yürütülmesi, hak kaybı yaşanmaması ve işlemlerin hızlandırılması açısından bir avukattan hukuki destek alınması faydalıdır.

Anlaşmalı Boşanma Davası

+

Boşanma davası, evlilik birliğinin hukuken sona erdirilmesini sağlayan yollardan biridir. Türk Medeni Kanunu'nda boşanma, çekişmeli ve anlaşmalı boşanma olmak üzere iki şekilde düzenlenmiştir.

TMK m.166/3 ile anlaşmalı boşanma düzenlenmiştir:

"Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır."

Anlaşmalı Boşanma Davasının Unsurları

TMK m.166/f.3 ile anlaşmalı boşanma davasının unsurları düzenlenmiş olup aşağıdaki gibidir:

  • Taraflar arasında evlilik en az 1 yıl sürmüş olmalıdır.
  • Taraflar arasında boşanma, boşanmanın mali sonuçları ve varsa çocukların durumu hususunda taraflar açık bir şekilde anlaşmış olmalıdır.
  • Taraflar duruşma tarihinde bizzat duruşmaya katılmalı ve anlaşmanın şartları hususunda anlaştıklarını sözlü olarak kabul etmiş olmalıdır.
  • Hakim tarafından protokolün unsurları hakkında herhangi bir değişiklik yapılması halinde bu değişikliğin taraflarca kabul edilmiş olması gerekmektedir.

Not: Taraflar arasındaki evlilik 1 yıldan az sürmüş ise anlaşmalı boşanmaları mümkün olmayıp çekişmeli boşanma davaları açmaları gerekmektedir.

Anlaşmalı Boşanma Davasında Boşanmanın Fer'ileri

Tarafların boşanmaları, boşanmanın fer'ileri niteliğinde olan maddi ve manevi tazminat, varsa çocuğun velayeti ve kişisel ilişkinin kurulması ve nafaka hususlarını içeren protokolün düzenlenmesi gerekir.

Önemli: Ziynet eşyalarının iadesi, mal rejimi ve ev eşyalarının paylaşımı anlaşmalı boşanma protokolünde düzenlenmesi zorunlu olan hususlardan olmayıp bu konular hakkında sonradan dava açılabilmesi mümkündür.

a) Müşterek Çocukların Velayeti

Boşanma protokolü ile müşterek çocuk veya çocukların eğitim, bakım, gözetim, barınma gibi ihtiyaçlarından kimin sorumlu olacağı, kimin ile yaşayacağı, çocukların hayatı ve bakımı ile ilgili kararların nasıl ve kim tarafından alınacağı, velayetin hangi eşte kalacağı hususu açıkça düzenlenmelidir.

Velayeti kendisine bırakılmayan taraf ile çocuk arasında kişisel ilişkinin kurulması hakkındaki hususlar da ayrıca ve açıkça düzenlenmelidir.

b) Nafaka

Hukukumuzda 3 tür nafaka düzenlenmiş olup yoksulluk ve iştirak nafakası boşanma gerçekleşmesi halinde takdir edilen nafaka türleridir:

  • Yoksulluk Nafakası: Boşanma ile yoksulluğa düşecek tarafa bağlanacak olan nafakadır. Protokol ile feragat edilmesi halinde dava yoluyla talep edilemez.
  • İştirak Nafakası: Müşterek çocuğun velayeti kendisine bırakılan tarafa çocuğun bakım, eğitim gibi giderlerine ilişkin bağlanan nafakadır. Protokol ile feragat edilse dahi daha sonra dava yoluyla talep edilebilir.
  • Tedbir Nafakası: Çekişmeli boşanma davası devam ederken ara karar ile hükme bağlanan nafaka tipidir.

c) Maddi ve Manevi Tazminat

Maddi ve manevi tazminat boşanma davalarında daha kusurlu bulunan taraf aleyhine hükmedilir. Anlaşmalı boşanma davasında kusur tespitinin yapılması mümkün değildir. Protokol ile tazminatın düzenlenmemesi halinde sonradan dava yoluyla tazminat talep edilmesi mümkün değildir.

Anlaşmalı Boşanma Davasında Mal Rejimi

Mal rejiminin anlaşma protokolü ile düzenlenmesi zorunlu olmayıp daha sonra ayrıca mal rejimi davasının açılması mümkündür. Ancak mal rejimi hakkında taraflar anlaşmak isterlerse bu hususun protokolde açıkça düzenlenmesi gerekmektedir.

Protokol ile devri hususunda anlaşılan taşınmazın kararlaştırılan tarihte devredilmemesi halinde anlaşmalı boşanma davasının kesinleşmesi tarihinden itibaren 10 yıl içerisinde tapu iptal ve tescil davasının açılması mümkündür.

Anlaşmalı Boşanma Davasında Ziynet Eşyaları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 04.04.2024 tarihli, 2023/5704 E., 2024/2402 K. sayılı ilke kararı ile, ziynet eşyalarının kadına ait olduğu içtihadından dönülmüş ve kadına veya erkeğe takılması mahsus takılar dışındaki düğünde takılan takıların kadının ve erkeğin ortak malı olduğuna karar verilmiştir.

Yetkili ve Görevli Mahkeme

Anlaşmalı boşanma davasında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Yetkili mahkeme de TMK m.168 gereği tarafların son yerleşim yeri mahkemesidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Anlaşmalı boşanma davasında tarafların duruşmaya katılması zorunlu mudur?

Evet. Anlaşmalı boşanma davasında tarafların duruşmaya bizzat katılmaları zorunludur. Hâkim, tarafları dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmek zorundadır.

Anlaşmalı boşanma davasında hâkim anlaşmaya müdahale edebilir mi?

Evet. Hâkim, özellikle çocukların ve tarafların menfaatlerini gözeterek anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir.

Anlaşmalı boşanma davasında protokol zorunlu mudur?

Tarafların boşanmanın mali sonuçları ve varsa çocukların durumu hakkında anlaşmış olmaları gerekir. Bu anlaşma çoğunlukla yazılı bir protokol ile ortaya konulmaktadır.

Anlaşmalı boşanma davası ne kadar sürede sonuçlanır?

Tarafların hazır bulunması ve hâkimin anlaşmayı uygun bulması hâlinde, anlaşmalı boşanma davası tek celsede sonuçlanabilmektedir.

Muris Muvazası Nedir?

+

Muris muvazaası, muvazaanın miras hukukundaki özel bir görünümüdür. Kanunda açıkça düzenlenmemiş olup Yargıtay içtihatlarıyla şekillenmiş hukuki bir kurumdur. Özellikle Yargıtay'ın 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı sonrasında sistematik bir uygulama alanı bulmuştur.

Muvazaa nedir?

Muvazaa; tarafların, üçüncü kişileri aldatmak amacıyla görünürde bir hukuki işlem yapmaları, ancak gerçekte bu işlemden farklı bir hukuki ilişkiyi amaçlamaları ya da aralarında gerçekte hiçbir hukuki ilişkinin bulunmaması hâlidir.

Muvazaa üç temel unsurdan oluşur:

  1. Taraflar arasında görünürde bir hukuki işlem bulunmalıdır.
  2. Görünürdeki işlemden farklı bir gizli işlem olmalı veya gerçekte hiçbir işlem bulunmamalıdır.
  3. İşlem, üçüncü kişileri aldatma amacı taşımalıdır.

Muris Muvazaası Nedir? Unsurları Nelerdir?

Muris muvazaası; mirasbırakanın, mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla, mirasçılardan birine veya üçüncü kişiye yaptığı karşılıksız kazandırmaları, tapuda satış ya da ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi göstererek devretmesidir.

Muris Muvazaasının Unsurları

  1. Mirasbırakanın, kendisine ait tapulu taşınmazı, tapuda satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi şeklinde bedel almaksızın devretmesi,
  2. Devredilen taşınmazın tapuya kayıtlı olması ve işlemin tapuda yapılması,
  3. Mirasbırakanın mirasçılardan mal kaçırma kastı ile hareket etmesi,
  4. Muris muvazaasından kaynaklı tapu iptal ve tescil davasının açılabilmesi için mirasbırakanın ölmüş olması gerekir.

Muvazaanın Varlığını Gösteren Bazı Belirtiler

  • Mirasbırakanın, kendisine daha yakın veya olumlu yaklaşan kişilere temlikte bulunması,
  • İkinci veya son eşin etkisi,
  • Erkek çocuğun kız çocuğa üstün tutulması,
  • Tasarrufun ölümden çok kısa süre önce yapılmış olması.

MİHNET DUYGUSU İLE TEMLİK

Satış sözleşmelerinde esas olan, taşınmazın bir semen (bedel) karşılığında devredilmesidir. Ancak bu bedelin mutlaka para olması gerekmez; kimi hâllerde emek ve bakım da semen olarak kabul edilebilir.

Muris muvazaasında esas alınan ölçüt, mirasbırakanın mal kaçırma kastıdır. Mirasbırakanın, kendisine uzun süre bakan veya emek veren kişiye bakım borcunun karşılığı olarak taşınmaz devretmesi, Yargıtay uygulamasında "mihnet borcu" kapsamında değerlendirilmekte olup, bu durumda muris muvazaasından söz edilmez.

MURİS MUVAZASINA KONU OLABİLECEK İŞLEMLER

1- Satış Sözleşmesi Yoluyla Temlik

Uygulamada muris muvazaasının en sık rastlanan türüdür. Mirasbırakan, taşınmazını görünüşte satış yoluyla devrederken gerçekte bağışlama amacı taşımaktadır.

2- Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Yoluyla Temlik

Türk Borçlar Kanunu'nun 611 ve devamı maddelerinde düzenlenen ölünceye kadar bakma sözleşmeleri, TBK m. 612 ve TMK m. 545 uyarınca resmî şekilde yapılmalıdır.

3- Devrin Ara Malik Aracılığı ile Yapılması

Muris tarafından taşınmazın, görünüşte üçüncü bir kişiye (ara malik) devredilmesi suretiyle yapılan temlik işlemidir.

4- Mahkeme Kararı ile Temlik

Mirasbırakanın, gerçekte bağışlamak istediği taşınmazı, mirasçılardan mal kaçırma kastıyla haricen satış sözleşmesi yapılmış gibi göstererek bir mirasçıya devretmesi şeklinde ortaya çıkan muvazaa görünümüdür.

MURİS MUVAZASINA KONU OLMAYACAK İŞLEMLER

  • Bağış işlemleri,
  • Tapusuz taşınmazlar,
  • Uzun süreli kira sözleşmeleri,
  • Murisin bedelini ödediği ancak tescili mirasçı adına yaptırdığı hâller,
  • Taşınır malların devri,
  • Vasiyetnameler,
  • Mal paylaşımı işlemleri.

Muris Muvazaası Davasını Kimler Açabilir?

Mirasçılık sıfatı devam eden tüm mirasçılar muris muvazaası davası açabilir.

Görevli ve yetkili mahkeme hangisidir?

Genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Yetkili mahkeme; taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir.

Zamanaşımı ve hak düşürücü süre var mı?

Kural olarak muris muvazaası davalarında zamanaşımı veya hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Ancak kadastrosu henüz yapılmamış olan bir taşınmazın, kadastrodan önce muris tarafından devredilmiş olması ve mirasbırakanın kadastrodan önce vefat etmesi hâlinde, taşınmazın kadastro tespiti sırasında devralan kişi adına tescil edilmesi durumunda, bu tescile karşı açılacak davalar bakımından 10 yıllık hak düşürücü süre uygulanır.